
İzmit Körfezi
Sabah vapurunun rüzgârı: deniz tuzu, incir yaprağı, ıslak taş. Serin açılır, ellerde limonla kapanır.
- Deniz tuzu
- İncir yaprağı
- Yeşil limon
1947'den beri İzmit
Hikmet Kırlı bir el arabasıyla başladı. Bakır imbik, İzmit limonu,
seksen derece.
Aynı tarif, üç kuşak sonra da elimizde.
Tarih Koridoru serisi
Şehri anlatmak için üç koku damıttık: körfezin tuzu, pişmaniyenin tereyağı, Kapanca'nın ahşabı. Hediyelik değil, hatıra.

Sabah vapurunun rüzgârı: deniz tuzu, incir yaprağı, ıslak taş. Serin açılır, ellerde limonla kapanır.

Kavrulmuş un ve tereyağı. Şekerin ipe dönüştüğü an; tatlı ama şuruplu değil, çarşı sıcağında hafif.

Ahşap konakların gölgesi: eski kereste, yağlı boya, akşamüstü açan zambak. Kapanca Sokak'ta yürümek gibi.
Klasikler
Derece, kolonyanın karakteridir: yükseldikçe uçucu ve keskin, düştükçe yumuşak ve kalıcı. Bir koku seçin, kadran onu göstersin.
Hikâyemiz
Hikmet Kırlı, İzmit çarşısında el arabasında kolonya satmaya başlar. İlk koku limon; ilk müşteri berberler.
Çarşıda ilk dükkân açılır. Lavanta, zambak ve tütün tarifleri deftere yazılır — hâlâ o defterden çalışıyoruz.
İkinci kuşak devralır. Cam şişe, mantar tıpa ve elle yazılan etiket standartlaşır.
Üçüncü kuşak, İzmit'i anlatan Tarih Koridoru serisini damıtır. Tarif değişmedi, anlatan değişti.
Dükkân
Kolonya ekranda anlatılmaz. İzmit'e gelirseniz tezgâhta altı şişe açık durur; hangisi sizde kalıyorsa o sizindir.